BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (AA) - Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı ve Uluslararası Yeşilay Federasyonu (IFGC) Genel Sekreteri Büyükelçi Mehmet Güllüoğlu, bağımlılığın yalnızca bir sağlık sorunu olmadığını, aynı zamanda aileleri, toplulukları ve adalete erişimi etkileyen sosyal bir sorun olduğunu belirterek 'Pek çok kadın ve kız çocuğu için bağımlılık, eşitsizlikle yakından ilişkilidir.' dedi.
Büyükelçi Güllüoğlu, New York'ta, Birleşmiş Milletler (BM) Kadının Statüsü Komisyonu'nun 70. oturumu (CSW70) kapsamında, IFGC'nin 70 ülkeden üye kuruluşları adına yaptığı konuşmada, bağımlılığı önlemek adına ortaya konulan çalışmaları anlattı.
Güllüoğlu, 'Bağımlılık, yalnızca bir sağlık sorunu değildir. Aynı zamanda aileleri, toplulukları ve adalete erişimi etkileyen sosyal bir sorundur. Pek çok kadın ve kız çocuğu için bağımlılık, eşitsizlikle yakından ilişkilidir.' dedi.
'Yoksulluk, şiddet, yerinden edilme veya sosyal dışlanma' yaşayan kadınların, sıklıkla bağımlılık ve buna bağlı zararlar açısından daha yüksek bir riskle karşı karşıya olduğunu belirten Güllüoğlu, 'damgalama ve ayrımcılığın' kadınların bağımlılıkla ilgili yardım istemesini zorlaştırdığına işaret etti.
Güllüoğlu, 'Bu engeller, adalete erişimi de olumsuz etkilemektedir. Bağımlılıkla mücadele eden kadınlar, destek görmek yerine yargılanma, cezalandırılma veya dışlanma tehlikesiyle yüzleşebilmektedir. Bunun bir sonucu olarak, yasal korumaya, sağlık hizmetlerine ve sosyal yardımlara erişme imkanları kısıtlanabilmektedir.' ifadelerini kullandı.
- Bağımlılığa yönelik müdahalede cinsiyet farkının önemine değindi
Büyükelçi Güllüoğlu, IFGC genelinde paylaşılan deneyimlerin, bağımlılığa yönelik müdahale süreçlerinde cinsiyet farklılıklarının dikkate alınması gereğine işaret ettiğini aktardı.
Güllüoğlu, bu farklılıkları göz ardı eden politika ve hizmetlerin, genellikle desteğe en çok ihtiyaç duyan kadınlara ulaşma konusunda 'yetersiz kaldığını' vurguladı.
Türkiye, Lübnan, Malezya, Fas, Sudan ve Tunus gibi ülkelerde yürütülen girişimlerde 'kırılgan topluluklara odaklanıldığını' belirten Güllüoğlu, bunun bağımlılığın önlenmesi ve iyileşme süreçlerini desteklediğini dile getirdi.
Güllüoğlu, Türkiye'de ise bu çabaların Türkiye Yeşilay Cemiyeti tarafından işletilen ve YEDAM adıyla bilinen 105 danışmanlık merkezi aracılığıyla desteklendiğini söyledi.
Adalet sistemlerinin de bu süreçte önemli bir role sahip olduğuna dikkati çeken Güllüoğlu şu değerlendirmede bulundu:
'Bağımlılıkla mücadele yaklaşımları, yalnızca cezalandırmaya odaklandığında bağımlılığın temelinde yatan karmaşık sosyal ve sağlık faktörleri göz ardı edilmiş olmaktadır. Bu tür yaklaşımlar, kadınlar ve kız çocukları açısından eşitsizlikleri istemeden derinleştirebilir. Bunun yerine adalet politikaları, sağlık ve sosyal hizmetlerle işbirliği içinde yürütülmelidir. Önleme, tedavi ve iyileşme süreçlerini kapsayan bir halk sağlığı yaklaşımı, kadınların damgalanmak yerine destek görmelerinin sağlanmasına yardımcı olabilir.'
Güllüoğlu, kadınların yaşamlarını etkileyen sosyal ve sağlık sorunları ele alınmadığı sürece, Kadının Statüsü Komisyonu'nun hedeflerine ulaşılamayacağını, bu nedenle bağımlılığın 'söz konusu tartışmanın bir parçası' olarak kabul edilmesi gerektiğini kaydetti.





