İSTANBUL (AA) - Babacan Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Babacan, küresel jeopolitik gelişmelerin İstanbul'u, hem yerli hem de uluslararası yatırımcı açısından daha güçlü bir yatırım merkezi haline getirdiğini belirtti.
Holdingden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Babacan, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı haziran ayı konut ve iş yeri satış istatistiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Babacan, küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin yatırım tercihlerini yeniden şekillendirdiğini kaydederek, Türkiye'nin ve özellikle İstanbul'un güvenli yatırım merkezi konumunu daha da güçlendirdiğini ifade etti.
TÜİK'in açıkladığı Haziran 2026 konut satış verilerinin sektörde talebin sürdüğünü ortaya koyduğunu vurgulayan Babacan, dünya ekonomisinin artık yalnızca faiz ve enflasyon gibi makroekonomik göstergelerle değil, jeopolitik gelişmelerle de yönlendirildiğini ve yatırımcı davranışlarında güven unsurunun her zamankinden daha belirleyici hale geldiğini aktardı.
İstanbul'un, finansın, ticaretin, turizmin ve yaşamın merkezi olmayı sürdürdüğünü anlatan Babacan, 'Güçlü ulaşım altyapısı, genç nüfusu, yüksek yaşam talebi ve sürekli gelişen ekonomisiyle doğal bir yatırım merkezi konumunda bulunuyor. Küresel belirsizliklerin arttığı dönemlerde İstanbul'un güvenli liman özelliğinin daha da güçleneceğine inanıyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.
Babacan, TÜİK verilerinin sektör adına önemli mesajlar içerdiğine ve özellikle ilk el ve ipotekli satışlardaki artışın dikkat çekici olduğuna işaret etti.
Toplam konut satışlarının yüzde 15,8 artarak yaklaşık 130 bine ulaşmasının sektör açısından son derece olumlu bir tablo ortaya koyduğunu belirten Babacan, 'İlk el satışlarda yüzde 23,1'lik artış, yeni projelere olan güvenin sürdüğünü gösterirken, ipotekli satışlarda görülen yüzde 72,1'lik yükseliş ise finansman imkanlarının yeniden canlanmaya başladığını ortaya koyuyor.' bilgisini paylaştı.
- 'Tüketici artık yalnızca konut satın almıyor'
Babacan, yılın ilk 6 ayında toplam satışların geçen yılın aynı döneminin bir miktar gerisinde seyretmesine rağmen ilk el satışların artı bölgede kalmasının sektör açısından önemli bir gösterge olduğunu kaydetti.
Ocak-haziran döneminde ilk el satışların geçen yılın aynı dönemine göre artış göstermesinin, markalı ve güvenilir projelere yönelik talebin devam ettiğini gösterdiğini vurgulayan Babacan, 'Tüketici artık yalnızca konut satın almıyor, güvenilir marka, doğru lokasyon, ulaşım avantajı ve sürdürülebilir yatırım değeri satın alıyor.' ifadesini kullandı.
Babacan, haziranda yabancılara yapılan konut satışlarının 2 bin 15 adet olarak gerçekleştiğini hatırlatarak, sektörün temel büyüme dinamiğinin artık ağırlıklı olarak yerli yatırımcı ve gerçek konut ihtiyacından beslendiğini belirtti.
Yabancı yatırımcının Türkiye açısından önemli olmaya devam ettiğini aktaran Babacan, 'Bugün sektörün en güçlü dinamiğini yerli yatırımcı ve gerçek konut ihtiyacı oluşturuyor. Bu durum sektörün daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor.' ifadelerini kullandı.
Babacan, holdingin kurumsal dönüşüm sürecine de dikkati çekerek, şirketin Sermaye Piyasası Kurulu nezdindeki dönüşüm sürecini tamamlayarak 20 Şubat'ta Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı statüsünü kazandığını belirtti.
Yaklaşık çeyrek asırlık bilgi birikimlerini GYO kimliğiyle yeni bir aşamaya taşıdıklarına dikkati çeken Babacan, 'Bu dönüşümü yalnızca hukuki bir statü değişikliği olarak değil, kurumsal yönetim, şeffaflık, sürdürülebilir büyüme ve yatırımcı güvenini güçlendiren stratejik bir adım olarak değerlendiriyoruz.' ifadelerini kullandı.
- 'Erişilebilir finansman modelleri sektörde önemli bir avantaj sağlıyor'
Babacan, halka arz hazırlıklarının planlandığı şekilde sürdüğünü, sermaye piyasalarının sunduğu alternatif finansman modellerinin öneminin giderek arttığını vurguladı.
Yakın süreçte halka arzlarını gerçekleştirmeyi hedeflediklerini aktaran Babacan, 'Bunun yanında Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu (PGYF) modelimizi de devreye aldık. Beşiktaş'ta geliştirdiğimiz Babacan Meridian projesini bu finansman modeliyle hayata geçiriyor olmamız, sermaye piyasalarının sunduğu alternatif kaynakları etkin biçimde kullanabildiğimizin önemli bir göstergesidir.' ifadelerini kullandı.
Babacan, projeleriyle hem yatırım hem de oturum amaçlı alıcılara hitap ettiğini ve erişilebilir finansman modellerinin sektörde önemli bir avantaj sağladığını kaydetti.
Dünyanın yeni bir ekonomik ve jeopolitik denge dönemine girdiğini belirten Babacan, şu değerlendirmede bulundu:
'Türkiye stratejik konumu, güçlü üretim altyapısı ve genç nüfusuyla bu süreçte önemli avantajlara sahip. Gayrimenkul sektöründe finansmana erişimi güçlü, kurumsal yönetim anlayışını benimsemiş ve yatırımcı güveni oluşturan şirketlerin öne çıkacağı yeni bir döneme giriyoruz. Biz Babacan Holding olarak İstanbul'un üretim gücüne, yaşam kalitesine ve uzun vadeli değer üretme potansiyeline güveniyoruz. GYO kimliğimiz, halka arz hedefimiz, alternatif finansman modellerimiz ve güçlü proje portföyümüzle yalnızca proje geliştiren değil, yatırımcısına, kullanıcılarına ve ülke ekonomisine sürdürülebilir değer üreten güçlü bir gayrimenkul şirketi olarak büyümeye devam edeceğiz. İstanbul'un uzun vadede kazandırmaya devam edeceğine olan inancımız tamdır.'




