İngiltere hükümeti, "kamu düzenini bozan" eylemlerin tanımını genişleterek polise yeni yetkiler vermeyi planlıyor.

İngiliz Hükümeti, İngiltere ve Galler'i kapsamasını istediği düzenleme için Kamu Düzeni Yasa Tasarısı'nda değişikliğe gitmek istiyor. İnsan hakları örgütü Liberty'e göre ise düzenleme, "protesto hakkına doğrudan saldırı".

Düzenleme kapsamında "polisin, yol kapatma ve yavaş yürüyüşlerle insanları mağdur eden taktiklere başvuran bozguncu azınlıklara ne zaman müdahale edileceği konusunda daha fazla esneklik ve netlik" sağlanması planlanıyor.

Düzenlemenin amacı özellikle petrol kullanımının durdurulması için çalışan Just Stop Oil, İngiltere'de konutların yalıtımı için mücadele eden Insulate Britain ve acil iklim eylemi talep eden Extinction Rebellion gibi çevre örgütleri tarafından yapılan protestoları engellemek.

Gruplar, yol kapatma gibi taktikleri uzunca bir süredir kullanıyor.

Başbakanlık, düzenlemeyle polisin kamu düzeninin bozulmasını beklemeden protestoları engellemesinin mümkün olacağını açıkladı.

Polis, protestocuları tek tek ele almak yerine protestocu gruplara, düzenledikleri gösterilerin "topyekun etkisine" göre davranabilecek.

İngiltere ve Galler'deki mevcut yasalara göre, eğer polis bir protestoyu durdurmak istiyorsa, genellikle bunun "kayda değer toplumsal kargaşaya neden olduğunu; mülke ciddi hasar verdiğini veya toplum yaşamının ciddi şekilde aksattığını" göstermek zorunda.

Liz Truss sessizliğini bozdu Liz Truss sessizliğini bozdu

Hükümetin yeni önerisi, "kamu düzeninde ciddi aksamanın" mevcut yasal tanımını genişletecek ve polis memurlarına bunlara ne zaman müdahale edecekleri konusunda daha fazla netlik sağlayacak.

Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için İngiltere Parlamentosu'nda onaylanması gerekiyor.

İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, "Protesto hakkı demokrasimizin temel prensiplerinden biridir ama bu mutlak bir hak değildir" dedi.

Sunak, "Küçük bir azınlık tarafından düzenlenen eylemlerin sıradan vatandaşların hayatlarını alt üst etmesine izin veremeyiz. Bu kabul edilebilir bir durum değil ve buna bir son vereceğiz" diye konuştu.

İnsan hakları örgütü Liberty'nin Direktörü Martha Spurrier ise teklifin "sıradan insanların seslerini duyurmasını engellemeye yönelik zavallı bir girişim" olduğunu söyledi.

Spurrier, polise protestoları kamu düzenini bozmadan dağıtma yetkisi verilmesinin "tehlikeli bir emsal" teşkil edeceğini de ekledi.

Düzenleme İngiltere'de muhalefetin de tepkisini çekti.

İşçi Partisi'nin içişleri sözcülerinden Sarah Jones, "Polisin tehlikeli, yıkıcı protestolarla başa çıkmak için yetkileri var ve İşçi Partisi bu yetkilerin kullanmasılmasını destekliyor.

"Ancak Başbakan, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet salgını ya da hükümetinin suçluları kovuşturma konusundaki utanç verici sicili yerine protestolar hakkında konuşmaya zaman harcıyor." dedi.

Just Stop Oil grubu, öneriyi "demokrasimizin temelini oluşturan insan haklarını baltalamaya yönelik kötü niyetli ve otoriter bir girişim" olarak nitelendirdi.

Kamu Düzeni Yasa Tasarısı, petrol rafinerileri ve demiryolları gibi kilit ulusal altyapılara müdahale etmeyi ve bunlara "kilitlenmeyi" suç sayan hükümler içeriyordu.

Protestocunun kendisini bir nesneye veya bir binaya kilitlediği bu taktik, bazı iklim protestocuları tarafından kullanılmıştı.

Tasarı, geçen yıl kabul edilen ve bazı gruplar tarafından protesto hakkına sınırlamalar getirdiği için eleştirilen 'Polis, Suç ve Ceza Tasarısı'na dayanıyor. (BBC TÜRKÇE)