Türkiye'nin kredi notunu B2'ye düşüren Moody's bu kararda hangi gerekçeleri ileri sürdü?

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, 11 Eylül gecesi gelen kararla kredi notumuzu B2 seviyesine düşürdü

EKONOMİ 14.09.2020, 17:22 Tugs Enkh
12
Türkiye'nin kredi notunu B2'ye düşüren Moody's bu kararda hangi gerekçeleri ileri sürdü?

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, 11 Eylül gecesi gelen kararla kredi notumuzu B2 seviyesine düşürdü. Önümüzdeki günlerde beklenen Yeni Ekonomik Program öncesinde bu not indiriminin gelmesi açıklanacak politikalara olan güvensizliğin bir işareti olarak yorumlanabilir.

Keza not indirimine bir gerekçe olarak kurumların etkin politika uygulama konusunda isteksizlik ve beceriksizlikleri dile getirilmiş.

Raporda son yıllarda geliştirilen politikaların yapısal makroekonomik sorunları ortadan kaldırmaktan ziyade bu kırılganlıkları daha da artırdığı söylenmiş.

Moody's kararını incelediğimizde not indirimine sebep olarak üç temel gerekçe görüyoruz:

  • Dış borcun ve azalan döviz rezervlerinin yarattığı kırılganlıklar
  • Artan kırılganlıklar karşısında kurumların etkin politika geliştirip uygulayamaması
  • Bugüne kadar enflasyon ve cari açık gibi yapısal kırılganlıklarımıza karşı elimizde bir koz olan güçlü mali dengenin yerini giderek artan bütçe açığına bırakıyor olması.

Kredi derecelendirme kuruluşlarının verdikleri kararların elbette siyasi bir boyutu olabilir. Bu durum daha çok siyasi ilişkilerin ekonomi üzerinde bir etki yapması beklendiğinde ön plana çıkar. Çünkü nihai olarak sundukları hikaye ekonomik öngörü ile desteklenmiyorsa yatırımcıları yanıltırlar. İnanmadıkları bir notu sırf siyasi art niyetle paylaşırlarsa bu bilgi ile hareket edecek yatırımcı para kaybeder. Bu durumda kredi derecelendirme kuruluşunun itibarı zedelenir ve müşteri kaybeder. İşte bu nedenle yapılan notlandırmalar, makroekonomik temel ve tahminlerden bağımsız olarak verilemez.

Türkiye ile aynı not kategorisinde olan ülkelere göz attığımızda Mısır, Tunus, Tanzanya, Nijerya, Etiyopya, Uganda gibi uzun vadeli ekonomik potansiyel açıdan bizimle boy ölçüşemeyecek ülkelerin yer aldığını görüyoruz.

Bu listeyi görüp "Nasıl olur?" diye sormamak elde değil. Ancak bir fikir vermesi için söz konusu ülkelerin temel makroekonomik verilerine hızlı bir göz attığımızda içine girdiğimiz yeni gruptan çok da farklı göstergelere sahip olmadığımızı görüyoruz.

Tabloda ilk sütun B2 seviyesindeki ülkelerin güncel enflasyon oranlarını gösteriyor. Listedeki 13 ülkeden 11 tanesi bizden daha düşük enflasyon oranına sahip. Bu noktada, söz konusu kararın ileriye dönük bir karar olduğunu ve mevcut rakamlardan ziyade gelecekte bu rakamların ne şekilde evrileceğine dair bir öngörüyü yansıttığını da hatırlatmak lazım.

Raporun ayrıntılarını incelediğimizde;

(i) enflasyonun hedefin oldukça üzerinde olmasına rağmen reel olarak negatif bir politika faizi uygulanması,

(ii) Merkez Bankası'nın siyasi baskılar sebebi ile bağımsız para politikası uygulayamaması,

(iii) öngörülebilir bir para politikası uygulanmaması sonucunda enflasyon beklentilerinin yükselişte olduğunun altının çizildiğini görüyoruz.

Benzer şekilde, IMF tanımlı bütçe açığının yüzde 7.5'e çıkması beklenirken geçen sene verilen cari fazlanın bu sene yerini cari açığa bırakması bekleniyor. Dolayısı ile yukarıdaki tabloda son iki sütunda gösterilen 2019'a ait bütçe açığı ve cari fazla değerlerimizin bu sene uygulanan destek politikaları ve pandemi etkisiyle önemli ölçüde bozulması bekleniyor.

Moody's tarafından dile getirilen bu endişeler temelsiz değil. TCMB kredibilitesinin uzun süredir yıpranmakta olduğu, gerektiğinde faiz artırımına gidilemeyeceği endişelerinin tedirginlikleri artırdığı içeride de uzunca bir zamandır tartışılan endişeler. Keza Ağustos ortasından itibaren TCMB'nin örtülü faiz artırımları ile karışık sinyaller vererek piyasaları sakinleştirmeye çalışması bir aydır içeride konuşulan hassas konulardan.

Yaptığımız akademik çalışmalarda TCMB'nin faiz kararlarında enflasyon ve büyüme kadar siyasi söylemlere de kayıtsız kalmadığını tespit ettik. Bozulan bu kredibilitenin ise TCMB'nin piyasa faizleri üzerindeki kontrolünü zayıflattığını gösterdik. Bu bulgular iktisadi teori ile tutarlı olan ve beklenen sonuçlar.

Enflasyonu düşürmek için gerektiğinde faiz artıramayan, bu şekilde beklentileri kontrol altına alamayan bir merkez bankası etkinliğini yitiriyor. Bu durum enflasyonist beklentileri tetikliyor. İşte Moody's de bu kırılganlıklar ışığında Türkiye ekonomisi için önemli bir risk olarak enflasyonu görüyor.

TL'deki değer kaybını önlemek için sınırlı rezervler eritildi

Raporda uzun bir kısım azalan döviz rezervlerinin yarattığı kırılganlıklara ayrılmış. Rezervlerin önemli bir bölümünün Merkez Bankası tarafından "başarısızca" TL'yi savunmak için harcandığı ve eriyen bu rezervlerin yerine konamadığı not edilmiş.

Bu eleştiri de çok uzun zamandır ekonomistler tarafından dile getirilen bir husus. Sorunun neden kaynaklandığını bir kez daha hatırlatalım. Ekonomiyi desteklemek için faizler düşük tutulmak isteniyor. Ancak ekonomik kararlar beraberinde bazı tercihleri zorunlu kılıyor. Faizi düşürmek TL'nin cazibesini azaltıyor. Gerek yerli gerekse yabancı yatırımcı elinde TL tutmak istemiyor. Bu durumda TL değer kaybettiğinden döviz cinsi dış borcumuz artıyor. Bu ise dönüp yüksek büyüme hedefini vuruyor.

İşte bunu önlemek için bir yılı aşkın bir süredir düşük faiz politikaları rezerv satarak desteklenerek TL'deki değer kaybı önlenmeye çalışıldı. Ancak bu tür bir politika sınırlı rezervleri erittiği için sürdürülebilir değildi. Piyasa mekanizmasına bu şekilde müdahale edilmesi TL'yi yapay bir şekilde değerli kıldı. Bu durum er geç TL'nin zayıflayacağını hesaplayan yabancı yatırımcıların ellerindeki TL varlıkları daha rahat dövize çevirebilmelerine imkan sağlarken yerli yatırımcıyı ise Dolar'a yöneltti.

Serbest kur rejimine dayalı bir sistemde, yerli para birimini değerli kılmak gerekiyorsa bunun için faizin yüksek olması ve bu şekilde TL'nin cazip hale getirilmesi gerekir. Bu temel mekanizmadan ve serbest piyasa fiyatlamasından sapmak er ya da geç bugün gelinen kırılganlıkları beraberinde getirir. Moody's döviz rezervlerinde gelinen kritik seviyenin daha fazla düşmesi durumunda bir ödemeler dengesi krizinden endişe ettiğini vurguluyor.

Ne yapmalı?

Moody's kararı elbette morallerimizi bozdu. Ancak unutmayalım ki bugün notumuzu düşüren Moody's, 2001 sonrası dönemde Türkiye'nin sürdürülebilir bir büyüme hikayesine inanmış, bu büyüme potansiyelinin yatırımcılar için karlı bir ortam yaratacağını düşünerek arka arkaya not artırımları ile kredi notumuzu B1 seviyesinden Baa3 seviyesine kadar yükseltmişti.

Türkiye, konumu, endüstriyel tabanı, altyapısı ve genç nüfusu ile çok başarılı ve sürdürülebilir bir büyüme patikasına oturabilecek bir ülke. Ancak bunu yapabilmek için kapsamlı bir makroekonomik çerçevenin tanımlanması, günü kurtaracak kısa vadeli ve kısmi çözümler yerine uzun vadeli bütünlüğe ve tutarlılığa sahip, genel bir paketin geliştirilmesi gerekiyor. Yabancı yatırımcının bizden beklentisi bu. Çünkü ancak böyle bir plan üretkenlik artışını, rekabetçiliği, kurumsal bağımsızlığı, hukuk üstünlüğünü ve makroekonomik istikrarı aynı anda gözeterek yatırımları kara dönüştürme potansiyeline sahip. Bunu geçmişte yaptık, karşılığını aldık. En kısa zamanda tekrar bu zihniyeti benimsememiz bizi ait olmadığımız bu gruptan çıkarıp tekrar yukarılardaki olması gereken seviyemize çıkaracaktır.

Yorumlar (0)
12°
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Trabzonspor 20 33
6. Alanyaspor 19 31
7. Hatayspor 19 31
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Bursaspor 18 30
7. Tuzlaspor 17 30
8. Ankara Keçiörengücü 17 28
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 19 40
3. Sevilla 19 36
4. Barcelona 18 34
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 19 28
8. Real Betis 20 27
9. Cádiz 20 24
10. Levante 19 23
11. Getafe 18 23
12. Celta de Vigo 19 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Real Valladolid 20 20
16. Eibar 19 19
17. Deportivo Alaves 20 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 19 16
20. Huesca 20 13
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 24 Ocak 2021
İmsak 06:47
Güneş 08:15
Öğle 13:21
İkindi 15:53
Akşam 18:16
Yatsı 19:40