"Tepeden tırnağa tulum içindeyiz, hiçbirimizin yüzü yok"

Ailesinden ayrı kalan da var, ne kadar süreceği belli olmadığı için çocuklarından uzak kalmamayı tercih eden de. Salgın en çok yoğun bakımda çalışan doktor ve hemşirelerin hayatında iz bırakıyor.

SAĞLIK 19.04.2020, 10:56 19.04.2020, 11:08 Mehmet Taisi Guzel
75
"Tepeden tırnağa tulum içindeyiz, hiçbirimizin yüzü yok"

Salgınla birlikte herkesin hayatında önemli değişiklikler oldu. Bu dönemin en ağır yükünü taşıyan sağlık çalışanları da işlerini her zamankinden farklı koşullarda yapıyor. Yoğun bakımda çalışandoktor ve hemşireler, bu süreçte yaşadıklarını DW Türkçe’ye anlattı.

Hekimi, hemşiresi, temizlik personeliyle yoğun bakımda çalışanlar açısından en temel fark, koruyucu donanım. Gözlük, maske, siperlik takarak, hiçbir yerinden hava almayacak şekilde koli bantlarıyla sabitlenmiş kat kat giysiler içinde saatler geçirmek, kimse için kolay değil.

"Distopik bir ortam"

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı Prof. Yalım Dikmen, bu durumu şu sözlerle anlatıyor:

"Herkes tepeden tırnağa giyinmiş durumda ve aslında hiçbirimizin yüzü yok. Bu nedenle hastalarla kurduğumuz iletişimde sıkıntı olabilir diye endişe ediyorum. Bunu gidermeye çalışıyoruz ekipçe. Dünyanın farklı yerlerinde farklı önlemler alınıyor, kimisi fotoğrafını asıyor, kimisi ismini yazıyor ama ne olursa olsun distopik bir ortam ortaya çıktı."

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Türkiye’nin en büyük ve hasta trafiği en yoğun hastanelerinden biri. Bu nedenle salgının başlarından itibaren hazırlık yapıldı. Ameliyathaneler dönüştürülerek yoğun bakım üniteleri üç katına çıkarıldı. Farklı birimlerden hekim ve hemşirelere yoğun bakım eğitimi verildi. İlk Covid-19 hastasının tedavi görmeye başladığı 19 Mart'tan bu yana yoğun bakımlarda 12 saatlik vardiyalarla çalışılıyor. Her vardiyada 60-70 kişi görev alıyor.

Duygusal iniş çıkışlar 

Daha önce bir hemşire iki hastaya bakarken, şimdi bu sayı 4-5’i bulmuş halde. Semra Tezer, 12 yıllık yoğun bakım hemşiresi. Salgının ilk günlerinde çok kaygılıyken şimdi ümitli olduklarını söylüyor. Taburcu ettikleri ilk hastayı anlatırken o anki sevinci bir daha yaşıyor:

"Bizim iyileşen hastamız 80 yaşındaydı. Sistemik hastalığı olmayan bir dedeydi. Onun iyileşeceğine ben inanmıştım. 

Yoğun bakım hemşiresi Semra Tezer'in yüzünde uzun çalışma saatlarinin izlerini görmek mümkün.

Yoğun bakım hemşiresi Semra Tezer'in yüzünde uzun çalışma saatlarinin izlerini görmek mümkün. 

Güçlü görünümlüydü. Makineden ayırdıktan sonra, kendi kendine nefes almasını sağlamaya başlayınca ‘Evet, biz bu işi yapacağız, bu hasta buradan çıkacak' dedik ve oldu. Bu bizi çok mutlu etti, motive etti."

Elbette her zaman işler böyle gitmiyor, kaybedilen hastalar da var. Aynı gün içinde hem kayıplara hem iyileşenlere tanık olmak duygusal iniş çıkışlar yaşatıyor. Kaybettiği bir hastasına üzülürken, taburcu edilecek hastanın sevincine ortak olmak kolay değil. Böyle durumlarda ekip arkadaşları birbirine destek oluyor. Kaybettikleri ilk hastanın 89 yaşında olduğunu anlatan Semra Hemşire, "Yüzde 2’lik bir ölüm oranı varsa, o ölümün biri bile sizin evinizde olsa yüzde 100 olacağı için acısı hafiflemez" diyor.

Dede olmanın tadını çıkaramamak 

Sağlık çalışanları ne kadar sıkı önlem alsalar da taşıyıcı olma ihtimali nedeniyle hem ailelerine hem de hastalarına virüs bulaştırmaktan korkuyor. Bu nedenle evine gitmeyip otel, lojman veya kendileri için düzenlenmiş yurtlarda kalanlar çok. İki çocuk annesi Semra Tezer, evinde kalmayı tercih edenlerden. Çünkü salgının ne kadar süreceği belli değil, ayrı kalmanın çocuklar üzerindeki etkisini kestiremiyor. Öpüp koklamadan, eve girer girmez kendini banyoya atıp iyice temizlendikten sonra en fazla ellerini tutarak çocuklarını sevebildiğini anlatıyor. İki yaşındaki kızıyla mesafeyi koruyabilmek için birbirlerine top atarak oynamakta bulmuş çözümü. Çocuklarla daha çok eşi vakit geçirdiği için odaları da ayırmışlar; birbirlerine romantik mesajlar göndererek flört ediyorlar.

Sağlık çalışanlarından her birinin özel hayatlarında derin izler bırakıyor bu süreç. Prof. Yalım Dikmen için bu, dede olmanın tadını çıkaramamak:

"Bu salgın başladığı günlerde ilk torunum doğdu ve onu bir kere camın arkasından görebildim. Ancak fotoğraflarıyla idare ediyoruz şu aşamada. Bana en çok koyan şey bu."

Hasta yakınları ile iletişim sorunlu

Dikmen’in verdiği bilgiye göre solunum sıkıntısı geçirenlerin çoğunluğu, üçte ikisi uyutuluyor. Nefes borularına bir tüp konularak basınçlı havayla akciğerlerinin çalıştırılması gerekiyor. Her şey iyi giderse 5-8 günü uyuyarak geçiriyorlar. Bu süreçte herhangi bir iletişim söz konusu değil. Uyanıp da kendilerine gelmeleri ise bütün ekip için çok büyük bir sevinç kaynağı.

35 yıldır yoğun bakım hekimi olan Prof. Dikmen, şuuru açık olan hastalarla daha çok iletişime girmek istediklerini, ama kat kat giysilerin altına saklanmış haldeyken bunu pek yapamadıklarını anlatıyor. Ama işlerini zorlaştıran şey bu değil. Asıl zor olan, hasta yakınlarına doğrudan bilgi verememek:

"Biz yoğun bakımda hasta yakınlarının içeriye girmesini sağlarız, bu ortadan kalktı. Hastalar da ilginç bir şekilde buna uyum gösteriyor, kabulleniyorlar. Her zaman hasta yakınlarına bilgi veririz, neler olup bittiğini anlatırız. Şimdi ancak telefonla yapabiliyoruz. Belki de salgının getirdiği en büyük sorunların başında bu geliyor. Yoğun bakım hastaları için zor bir durum ama mecburen böyle."

"Teşekkür etmekten telefonu kapatamadı"

Salgın nedeniyle hasta yakınları da evlerinde karantinaya alınıyor. Onlara bilgi vermek üzere ekipler var ama yine de bazen aksamalar olabiliyor. Hemşire Semra Tezer, birkaç gün önce yaşadığı bir olayı anlatıyor:

"Hastamın çekmecesinde bir telefon çalıyor. Hasta da entübe, konuşabilecek durumda değil. 17 kere aranmış. Ben dayanamayacağım deyip aradım numarayı. Oğluyum dedi, kapımızda polisler var, karantinadayız, çok merak ediyoruz dedi. Ben de hastaları hakkında bilgi verdim. Bu o kadar mutlu etti ki teşekkür etmekten telefonu kapatamadı."

Yoğun bakım hemşiresi Semra Tezer, israfı önlemek için 12 saatlik vardiyada sadece iki tulum kullandıklarını anlatıyor.

Yoğun bakım hemşiresi Semra Tezer, israfı önlemek için 12 saatlik vardiyada sadece iki tulum kullandıklarını anlatıyor. 

Sağlık çalışanları koruyucu malzeme bulmakta büyük sıkıntı çekti. Son günlerde bu sıkıntı önemli ölçüde giderildi. Bunda dayanışmanın payı büyük; çok sayıda kişi ve kurumdan bağışlar yapıldı. Bunu sevinçle dile getiren Semra Hemşire, yine de "İsrafı önlemek için 12 saatlik vardiyada iki tulum kullanıyoruz" diyor. Tuvalete çıkmak, yemek, çay-kahve hepsi bu iki tulum arasındaki süreye sığmak zorunda. Bazen 15 dakika, bazen beş. Saatler boyunca hiç su içmeden durmak ise çok yorucu. Ama olağanüstü günlerden geçtiğimiz için bunlardan şikâyet etmiyor. Her gün çok güzel yemekler gönderildiğini, tanımadıkları insanlardan teşekkür notları aldıklarını söylüyor.

Prof. Dikmen de hekim, hemşire, temizlik personeli, bütün ekibin canla başla, gayretle, hevesle çalıştığını söylüyor. "Kimsenin of dediğini duymadım" diyerek ekliyor:

"Belli saatlerde mola alınmasına dikkat ediyoruz. Şimdilik İtalya’daki gibi dramatik düzeylere ulaşmadığı için idare edilebiliyor."

O dramatik düzeye ulaşılır mı? Bunu söylemek şimdilik zor. Dikmen’e göre yeni bir dalga, yeni bir patlama olmazsa bu şekilde devam etmesi mümkün:

"Hem hastalar hem çalışanlar için farklı bir durum bu. Umarım alışmak zorunda kalmayız…"

Emine Algan.

Kaynak: Deutsche Welle Türkçe

Yorumlar (0)
16°
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 33 67
2. Giresunspor 33 67
3. Samsunspor 33 67
4. İstanbulspor 33 61
5. Altay 33 60
6. Altınordu 33 57
7. Ankara Keçiörengücü 33 55
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 33 47
10. Bursaspor 33 46
11. Bandırmaspor 33 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 33 35
14. Adanaspor 33 34
15. Menemenspor 33 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 33 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 33 67
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 34 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 33 52
9. Leeds United 35 50
10. Arsenal 34 49
11. Aston Villa 33 48
12. Wolverhampton 34 42
13. Crystal Palace 34 41
14. Newcastle 35 39
15. Brighton 34 37
16. Southampton 34 37
17. Burnley 34 36
18. Fulham 34 27
19. West Bromwich 34 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 35 75
3. Real Madrid 34 74
4. Sevilla 34 70
5. Real Sociedad 35 56
6. Villarreal 34 52
7. Real Betis 34 51
8. Athletic Bilbao 35 46
9. Granada 34 45
10. Celta de Vigo 34 44
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Levante 35 39
14. Valencia 34 36
15. Getafe 34 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 34 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 34 26
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 09 Mayıs 2021
İmsak 04:03
Güneş 05:46
Öğle 13:06
İkindi 16:59
Akşam 20:16
Yatsı 21:51